Zayıf İstihdam Verisi, Güçlü Altın: Faiz İndirimi Konuşulmaya Başlanacak

Bugün ABD’den gelen haziran ayı tarım dışı istihdam verisi, piyasanın beklediğinin epey altında kaldı. Ekonomistler yaklaşık 110-115 bin yeni istihdam beklerken açıklanan rakam sadece 57 bin oldu. Üstüne mayıs ayının verisi de aşağı revize edildi; önce güçlü görünen tablo birkaç hafta sonra 129 bine çekildi.
İşsizlik oranı ise ilginç bir şekilde yüzde 4,3’ten yüzde 4,2’ye geriledi. Kulağa iyi haber gibi geliyor ama detay biraz farklı. Oranın düşme nedeni yeni işlerin açılması değil, iş aramaktan vazgeçip iş gücünün dışına çıkan insanlar. Yani manşet rakamın verdiği kadar güçlü bir tablo yok ortada.
Rakamın altındaki hikâye
Detaylara inince zayıflık daha net görünüyor. Sağlık sektörü yine istihdam ekledi, artı 22 bin, ama son bir yılın ortalamasının epey altında kaldı. Asıl dikkat çeken, konaklama ve eğlence sektöründeki 61 binlik kayıp. Yaz sezonunda işe alımın normalde hızlandığı bir alanda bu düşüş, tüketimin ve mevsimsel iştahın zayıfladığına dair bir sinyal.
Tek bir veriye fazla anlam yüklememek gerek; ama son birkaç ayın verileri üst üste konduğunda, işgücü piyasasının yavaşladığı yönünde tutarlı bir resim çıkıyor. İşe alımlar durgunlaşıyor, revizyonlar aşağı yönlü geliyor ve iş gücüne katılım zayıflıyor. Bunların hepsi aynı yöne işaret ediyor.
Piyasa nasıl tepki verdi: altın ve gümüş
Zayıf istihdam verisi genelde tek bir şeye işaret eder: Ekonomi soğuyorsa, Merkez Bankası’nın er ya da geç gevşemesi gerekir. Bu beklenti de faiz getirmeyen varlıkları, yani altını ve gümüşü besler. Nitekim veriden hemen sonra altın günü yüzde 1,6 artışla ons başına 4.094 dolar civarına taşıdı. Gümüş de altının açtığı yolda yukarı yönlü hareket etti.
Mantık aslında sade. Faizin düşme ihtimali arttığında, faiz ödemeyen altını elde tutmanın “maliyeti” azalır. Dolar da bu tür verilerde zayıflar; bu da dolarla fiyatlanan altını yukarı iter. Bugün gördüğümüz hareketin arkasında bu iki mekanizma var.
Benim düşüncem: faiz indirimi bu yıl olmasa bile masaya gelecek
İşin ilginç yanı şu. Piyasa şu an faiz indirimi fiyatlamıyor. Tam tersine CME FedWatch verisine göre yatırımcıların önemli bir kısmı eylülde faiz artışı ihtimaline bakıyor. Fed Başkanı Kevin Warsh da enflasyon beklentilerinin gevşediğini, acele bir adıma gerek olmadığını söylüyor.
Ben burada piyasanın genel havasının aksini düşünüyorum. Fed bu yıl faizi indirmese bile, faiz indiriminin gündeme gelip konuşulmaya başlanacağına inanıyorum. Bugünkü 57 binlik rakam tek başına bir kaza olabilir. Ama istihdamdaki çatlaklar büyümeye devam ederse “acele yok” söylemi çok uzun süre ayakta kalamaz. Bir noktada tartışmanın yönü “artırır mı” sorusundan “ne zaman indirir” sorusuna kayar.
Bu yüzden altının bugünkü sıçramasını tek bir veriye verilen refleks olarak değil, ileride daha yüksek sesle konuşulacak bir tartışmanın erken provası olarak okuyorum. Piyasa bu senaryoyu henüz ciddiye almıyor; ben ise en azından konuşulmaya başlanmasının sandığımızdan yakın olduğunu düşünüyorum.
Ben ne izliyorum?
Önümüzdeki dönemde tek bir veriye değil, eğilime bakacağım. Bir aylık zayıf istihdam kaza olabilir; ama üst üste gelen aşağı revizyonlar ve zayıflayan katılım, kalıcı bir yavaşlamanın habercisi olabilir. Ben özellikle işe alım hızını, ücret artışını ve iş gücüne katılımı birlikte izliyorum. Bu üçü aynı yöne dönerse, “acele yok” söyleminin ne kadar dayanacağını hep birlikte göreceğiz. O yüzden altının bugünkü hareketini bir son değil, uzun bir tartışmanın başlangıcı olarak okuyorum.
Not: Buradakiler kişisel görüşüm ve genel bilgidir, yatırım tavsiyesi değildir.
Yorumlar & Eleştiriler
Henüz yorum yok — ilk düşünceyi sen paylaş.
Yorum veya eleştiri yapmak için üye olmalısın. Beğeni herkese açık.